| Torunumun ipekten yumuşak, güneşten parlak saçlarını okşuyor gibiyim.
Yeryüzünün, benim tanıdığım ve kırk yaşındaki en genç ninesiyim.
Daha dün gibiydi Derneği ilk kurma telaşımız. El ele, kafa kafaya verip bir avuç insandan bir çağlayan yaratışımız.
Çağlayanın kayalara kavuşan ilk dokunuşuyla yankılanmış ve ilk çılığıyla hayat bulmuştu derneğimiz.
Elimizde doğan bu çığlığın adını Mustafakemalpaşa Kültür ve Sanat Derneği koyuşumuz.
Çığlığın günden güne, yıldan yıla serpilip yatağından taşmasına , sesine yeni sesler katmasına tanık oluşumuz.
Biz büyüdük, çığlık büyüdü, yüreklere yürekler kelepçelendi.
Sonra kalabalığa, kirliliğe, işsizliğe, riyakarlığa, siyasete yani hayatın karmaşık yüzüne inat bahar sıcaklığında, badem çiçeği kokusunda bir yol açıldı. Bir merdiven dayandığı yüreğimize.
Derinden bir ah çekip içimizin yandığı, yalnız insanın başka canlara ulaştığı,
Patikalar......
Yani çocuğumuzun, çığlığımızın çocuğu,
Yani torunumuz.
Aynadaki aksine bakacak yüreği olmayan insanlar dolmuşken dünyamıza, insandan insana sığınmanın bir yolu..
Patikalar......
Bir çocuk saflığında, kavgası hırsı olmayan.
Bir aile sıcaklığında en derin duygulara tercüman olan.
Bir sinema tadında, geçmişten geleceğe tanıklık yapan.
Bir oyun tadında, topluca, kardeşçe ve yiğitçe oynanan.
Bir külah dondurma tadında. İlk yalayışta büyük bir haz veren son yudumunda “biraz daha” dedirten.
Patikalar......
Bir hayalle başlayan gerçeğin en zirvesine giden yol.
Şimdi torunumun ipekten yumuşak, güneşten parlak saçlarını okşuyor gibiyim.
Bu çığlığın büyümesinde emeği ve sevgisi olan her yüreğe sonsuz teşekküryerimi sunuyorum.
Ve Patikalar
Nice güzel yıllara, nice uzun sayılara, nice yüreklere ulaşman dileğiyle seni alnından kocaman öpüyorum..
Hülya AKSU
|